BİLİŞSEL
SÜREÇLER
Bilginin Duyusal
Kayıttan Kısa Süreli Belleğe Aktarılmasını Sağlayan Süreçler
Dikkat
Uyarıcı ya da uyarıcılara
tepkiye yönelmedir. "Algının aktif ve seçici bir yanı olup, kişinin belli bir
uyarıcı ya da uyarıcı durumunu algılamasında etkin hazırlık ve yönelmelerden
kuruludur" (Koptagel, 1984; 238). Başka bir söylemle, dikkat, hangi bilginin
kısa süreli belleğe geçip geçmeyeceğini belirler, Bilgiyi işleme süreci dikkat
ile başlar. Dikkatin yönelmediği uyarıcılar kaybolur.
Birey içten ve çevreden
gelen uyarıcıların bir kısmına bilinçli olarak, bir kısmına ise hiç bir çaba
sarf etmeden, kendiliğinden ayırdına varır (Baymur, 1984). Başka bir söylemle,
dikkat seçici ve kendiliğinden olabilmektedir. Seçici dikkat bireyin denetimi
altındadır. Bireyler, çevrede belirli bilgi kaynaklarına, bilişsel güçlerini
yöneltme yeteneğine sahiptirler (McCrow ve Roop, 1992). Etkili öğrenme,
bireyin seçicilik yeteneğine dayanır.
Algı
Duyusal bilginin
yorumlanması ya da anlamlandırılması işlemidir. Bir uyaranın
anlamlandırılabilmesi için öncelikle bireyin, o uyaranla ilgili bilgilerinin
olması gerekir. Eğer birey karşılaştığı uyarana ilişkin hiçbir bilgiye sahip
değilse, uyarıcıya anlam vermesi olanaksızdır. Algı büyük ölçüde geçmiş
yaşantılara dayalıdır.
Algıyı etkileyen bir başka
etken de beklentilerdir. Örneğin; öğrenciler çalışacakları materyalin zor
olduğunu düşünüyorlarsa, materyali büyük bir olasılıkla zor bulacaklardır.
Beklentiler bir olay ya da objeye hazır olmayı etkiler. Algılama "bireyin
zihinsel kuruluşu, geçmiş yaşantıları, güdülenmişlik düzeyi ve pek çok başka
içsel faktörlerden etkilenir" (Senemoğlu, 1997; 297). Bu durumda dikkat ve
algı süreçleriyle kısa süreli belleğe giren bilgi, gerçeğin aynısı değildir,
bireyin öznel bilgileri, gerçeği yorumlamadaki beklentileriyle algılanan kendi
gerçeğidir ( Eggen ve Kauchak, 1992; Koptagel, 1984).
Kısa Süreli Bellekte
Bilgiyi Saklama Süreçleri
Kısa süreli bellekte
bilgiyi saklama sürekli tekrar (maintenance rehearsal) ve gruplama (chunking)
ile olanaklıdır. Kısa süreli belleğin zaman sınırlılığı sürekli tekrar,
kapasitesi ise gruplama yapılarak artırılabilir.
Bilginin Uzun Süreli
Belleğe Aktarılmasında Kullanılan Süreçler
Açık ve
örtük tekrar
Bilgi yeterli sıklıkta
tekrarlanırsa uzun süreli belleğe geçer. Örneğin;öğrenciler tekrar yolu ile
ülkelerin başkentlerinin adlarını, sözcüklerin söylenişini tekrarla
öğrenirler. Berk (1989)'e göre, tekrar bilginin uzun süreli belleğe geçişinde
çocukların kullandığı ilk bellek stratejisidir.
Tekrar iki biçimde;sesli
ve zihinde yapılır. Tekrar sürecinde bireyin rolü önemlidir. Şöyle ki, tekrar
süreci ile öğrenen birey pasif değil, etkin olmalıdır. Ayrıca aralıklı tekrar
sürekli tekrardan daha etkilidir. Aralıklı tekrarın uzun süreli bellekte
tutulma olasılığı daha yüksektir. Bir başka söylemle, aralıklı tekrar uzun
süreli bellekten geri getirmeyi kolaylaştırmaktadır.
Kodlama
Bilgiyi işleme kuramında
en önemli süreç kodlamadır. Kodlama olmadan çevreden gelen bilginin çoğu
geçici olarak depolanır. Kodlama, uzun süreli bellekte varolan bilgi ile kısa
süreli bellekteki bilginin ilişkilendirilerek transfer edilmesidir.
Uzun süreli bellekte
bulunan şemalara yeni gelen bilginin eklenmesi ve varolan şemanın yeniden
düzenlenerek bağlanması öğrenme sürecinde önemlidir. Ancak kodlamanın etkili
olması gerekir. Kodlamanın etkili olması ise anlamlandırma ile olanaklıdır.
Anlamlılık, uzun süreli bellekteki bir düşünce ve diğer düşünceler arasında
mümkün olduğunca bağlantılar, ilişkiler kurmakla gerçekleşir.
Bilginin anlamlılığını
artırarak kodlama sürecini zenginleştirmede dört temel öğe vardır (Eggen ve
Kauchak, 1992): 1. Etkinlik, 2. Örgütleme, 3. Eklemleme, 4. Bellek
destekleyici ipuçları.
1. Etkinlik;
öğrenen kişinin etkin olmasıdır. Bilgiyi işleme kuramına göre, birey bilginin
pasif bir alıcısı değil, kendi öğrenme sorumluluğunu taşıyan etkin bir
kişidir. Birey, bilgiyi bir sünger gibi içine çekmez, onun yerine uzun süreli
belleğinde depolamak için bilgiyi düzenler ve yapılandırır.
2. Örgütleme;
düzenleme ya da bilgiyi gruplama, tutarlı yapılar oluşturma, kodlamaya yardım
eden önemli bir süreçtir. Örgütleme, geniş ya da karmaşık bilgiler için
öğrenme ve anımsamayı kolaylaştırıcı bir süreç olarak işlev görür. Yapıda yer
alan bir kavram hem genel açıklamaları hem de belirli örnekleri öğrenme ve
anımsamada bireye yardımcı olur (Woolfolk, 1993).
Bir okuma materyalini
örgütleme, okuyucunun bölüm ve alt bölümlerini yeniden düzenlemesidir.
Örgütlemenin bir başka özelliği de parça, bölüm ya da başlıkların aşamalı bir
ilişkiyi içermesidir. Küçük parçalar bütün ile uyumludur ve birlikte büyük
parçayı oluştururlar (Tuckman, 1991).
3. Eklemleme;
bilginin uzun süreli belleğe yerleştirilmesinde en etkili strateji olan
eklemleme, bilgi birimleri arasında ilişkiyi ve anlamdır mayı artırma
sürecidir (McCrow ve Roop, 1992; Eegen ve Kauchak, 1992). Weinstein ve Mayer
(1986) eklemlemeyi yeni materyalle daha tanıdık, bilinen materyal arasında
ilişki kurma olarak tanımlamaktadırlar. Eklemleme uzun süreli bellekte varolan
şemaya yeni bilgi ilişkilendirildiğinde oluşur. Yeni bilgi varolan şemaya
eklenerek hem yeni bilgiye anlam verilir, hem de mevcut şemanın anlamı
artırılır.
4. Bellek Destekleyici
İpuçları (Mnemonic Devices); örgütleme ve eklemleme etkili kodlama
stratejileridir. Ancak tüm bilgiler bu stratejileri kullanmaya uygun
olmayabilir. Örneğin; bilgi tek ya da yenidir, böylece eklemleme
yapılamayabilir. Böyle durumlarda bilgiyi uzun süreli belleğe yerleştirmek
için bellek destekleyici ipuçları kullanılır.
Bellek destekleyici
ipuçları, içerikle doğal olarak varolmayan ilişkileri kurarak kodlamaya
yardımcı olurlar. Bir başka söylemle doğal bağlantının varolmadığı durumlarda,
çağrışımlar oluşturarak bağlantı yaratırlar. Bellek destekleyici ipuçları iki
biçimde sınıflandırılır. Birincisi, imajlar kullanmak, ikincisi ise sözel
sembollerdir. İmajların kullanıldığı bellek destekleyici ipuçlarında bilgi,
bilişsel resimler içine kodlanır. Sözel semboller kullanmada ise yeni bilgi
ile daha anlamlı sözel yapılar arasında bağlar oluşturulur.