MNEMONİK
SİSTEMLER
Belleğimizin depolama ve işleme faaliyetleri ancak
sınırlı nitelikte gerçekleştirebilmesi , hatırlama yeteneğimizin bizi
yanıltabileceğine ilişkin örneklerin yaşanması, hatırlamaya yardımcı
stratejiler kullanarak bellek performansının geliştirilmesine yönelik
araştırmalara yol açmıştır. Bu konuda yapılan araştırmalar “mnemonik
sistem”lerin kullanımını içermektedir.
Mnemonik terimi: hatırlamaya yardımcı strateji kullanımını
ifade etmektedir. Eski yunan hatipleri uzun konuşmaları hatırlamak için bazı
stratejilerden yararlanmışlar ve özellikle yerleşim tekniği olarak bilinen
mnemonik tekniği kullanmışlardır. Mnemonik teknikler aracılığıyla kişi
için anlamsız veya düşük anlamlı malzemeler anlamlı hale gelmektedir. Bu
tekniklerin temelinde bellekte bulunan malzemelerin bilinmeyen yada yeni
sunulan malzemelerin çağrıştırması yatmaktadır. Mnemonik sistemler
bellekteki bilgilere kolayca ulaşmayı sağlayan zihinsel dosyalama
sistemleridir. Bellekte daha fazla bilgi tutulabilmesini sağlamak için
mnemonik sistemlerde bazı ilkelerden yararlanılmaktadır. Bunlar anlamlılık,
organizasyon, çağrışım, zihinde canlandırma, dikkat ve ilgidir.
ANLAMLILIK
Mnemonik tekniklerde uyaklar, örüntüler, ve çağrışımlar
kullanılır. Bu yolla hatırlanması gereken malzemelerin daha anlamlı hale
gelmesi amaçlanmaktadır. Malzemelerin birey için anlamlı hale gelmesi bu
malzemelerin hatırlanmasını kolaylaştırmaktadır.
ORGANİZASYONLAR
Bütün mnemonik sistemlerde belleğe kaydedilen malzemelerin
öncelikle belirli bir organizasyon içinde sıralanması amaçlanmıştır. Bilgi
belleğe belli bir organizasyon içinde kaydedildiği zaman gerektiğinde bu
organizasyona göre, sistematik bir biçimde geri getirilmesi sağlanmaktadır.
ÇAĞRIŞIM
Mnemonik sistemlerde bellekte daha önce hazır bulunan
malzemelerle, belleğe yeni kaydedilenler arasında çağrışım kurulur.
Çağrışım ilkesi bütün mnemonik sistemlerin temelini oluşturmaktadır.
ZİHİNDE
CANLANDIRMA
Zihinde canlandırma nesnelerin zihinde resimsel olarak
temsili mnemonik sistemlerde oldukça önemli rol oynamaktadır. Daha önce
bellekte yer alan malzemelerin yenilerine bağlanmasıyla oluşan ilişkiler bu
ilke uyarınca görülür hale gelir. Yapılan araştırmalar zihinde
canlandırmanın hatırlamayı artırdığını göstermektedir.
DİKKAT VE
İLGİ
Mnemonik sistemlerde mümkün olduğu kadar dikkat çekici ve
ilginç çağrışımlar kullanmak gerekir. Bu durum zihinde görsel imgelerin
oluşmasına katkıda bulunur. Dikkat çekici imgeler garip ve biricik olma
eğilimi gösterirler. İmgenin biricikliği onun bellekte daha uzun süre
kalmasını sağlar.
Yukarıda özetlenen ilkeler üzerine temellenen ve bellek
araştırmacıları tarafından sıklıkla kullanılan genel bazı mnemonik
teknikler vardır.
BAĞLAMA
(LİNK) SİSTEMİ
Bu sistem malzemelerin sunum sırasına sadık kalarak
hatırlanması gereken seri öğrenme görevlerinde kullanılmaktadır. Bağlama
sistemi iki basamaktan oluşmaktadır. İlk olarak öğrenilecek listedeki maddenin
görsel imgesi oluşturulmaktadır. İkinci olarak her maddenin görsel imgesiyle
sonraki maddenin görsel imgesi arasında bağ kurulmaktadır. Bu sistemi temel
alarak geliştirilmiş olan bir teknik öykü tekniğidir bu teknikte hatırlanması
gereken malzemelerden bir öykü oluşturulmakta ve öyküde geçen olaylar görsel
imgelere dönüştürülmektedir. Yine bağlama sistemine bağlı olarak
geliştirilmiş bir teknik anahtar kelime tekniğidir. Bu teknikte
hatırlanması gereken malzemelere sessel açıdan benzeyen ve kolaylıkla
imgelenebilen kelimeler kullanılmaktadır.
YERLEŞİM (LOCİ)
SİSTEMİ
Yerleşim sistemi m.ö. 500 yılına dek uzanan bir geçmişe
sahip en eski hatırlama tekniğidir. Bu sistemde hatırlanması gereken
malzemelerle iyi bilinen sabit nitelikteki yerleşim alanları birbirine
bağlanarak hatırlanır. Örneğin bir seri kelimeyi okul kafeteryasına
giden yol üzerindeki belirli yerler arasında bağ kurarak hatırlamak
mümkündür. Yerleşim sistemi iki basamak dan oluşur. İlk olarak bilinen
bir yerleşim yerinin zihinsel imgesi doğal ve mantıklı bir sırada
ezberlenir . ikinci olarak hatırlanması gereken bir maddenin imgesi ,
yerleşim alanının belirli bir bölümüyle ilişkilendirilir ve
malzemelerin kullanılması sırasında söz konusu yerleşim alanında
zihinsel bir yürüyüş yapılır.
ASMA (PEG)
SİSTEMİ
Bu sistemde hatırlanması gereken malzemeleri daha önce
öğrenilmiş olan ve çoğunlukla somut olan nesnelere asmayı içermektedir.
Kullanılan somut kelimeler genellikle nesnelere olan benzerliklerine ya da
nesnelerin okunuşu ile uyaklı oluşlarına göre seçilmektedir. Buna göre
her sayı değişik bir nesne ile temsil edilmektedir. Kişiden
istenen 1’den başlayıp hatırlaması gereken madde kadar sayıyı
belirli nesnelere karşılık gelecek şekilde ezberlemesidir. Daha sonra
hatırlaması gereken maddelerle sayılara karşılık gelen somut
nesnelerin etkileşimini zihinde canlandırması gerekmektedir. Örneğin
daha önce hiç yazıcı görmeyen öğrencilere bu yöntemle yazıcı şöyle
öğretilmiştir. Yapılacak ilk iş düğmeyi çevirmektir, bu durum
deneklere çöreğin içinde bir düğme hayal ettirilerek verilmiş.
Sonraki yönerge “kağıdı zincir halkanın üzerine koy “ bunda da
denekler içine kağıt doldurulmuş ayakkabının bir zincirle
bağlandığını düşünmüşler. Bu şekilde öğrenmeyle denekler kontrol
grubundan daha başarılı olmuşlardır.
FONETİK SİSTEM
Bu sistem araşmacılar tarafından ilgilenilen konuya
göre şekil—alfabe, sayı—harf , sayı—sessiz harf veya sese uygun sayı
gibi değişik şekillerde adlandırılmaktadır. Ancak bu sistemin
versiyonlarındaki ortak noktalar 0’dan 9’a kadar olan sayıların
her birinin sessiz harflerle veya onlara uygun seslerle temsil
edilmesi ve bu sessiz harflerin aralarına sesli harfler konarak
hecelerin yada kelimelerin oluşturulmasıdır. Örneğin 1.T veya Th:3.
M:4. R:5. L:6 VEYA Ch. Sh şeklinde sayılar seslere
dönüştürülmektedir. Bu durunda 164359 sayısı denek tarafından Tea CheRMaiL
Box olarak kotlanmakta ve bir öğretmenin kendisine bir şey postalaması
şeklinde imgelenmektedir. Fonetik sistemin başlangıcı 1948’de
Wickelman’ın alfabedeki harflerle sayıları eşleştirerek oluşturduğu
sayı—harf sistemine dayanmaktadır. Bu sistemin diğer mnemonik sistemlere
göre en önemli avantajı sayıların hatırlanmasında daha kullanışlı
olmasıdır.
MNEMONİK
TEKNİKLERİ SINIRLILIKLARI
Mnemonik teknikler kişinin belleğinde çoğunlukla,
genel değil özel bir artışa yol açmaktadır. Örneğin deneklerden
birine yerleşim sistemine göre kelimelerin hatırlanabilmesine
yönelik, diğerine ise fonetik sisteme uygun olarak sayıların
hatırlanabilmesine yönelik eğitim vermişlerdir. Buna bağlı olarak.
Deneklerin bellek performansındaki artış aldıkları eğitim
doğrultusunda sadece kelimelerin yada sayıların hatırlanmasında
gözlenmiştir. Mnemonik teknikler kullanarak normal performansın ötesinde
bir başarı sağlayabilmek için oldukça uzun eğitim oturumları gerekmektedir.
Bellek şampiyonalarına katılan yarışmacılar, şampiyon olabilmek için
yaşamlarını belleklerini geliştirmeye adadıklarını belirtmektedirler.
Mnemonik teknik veya sistemler bütün öğrenme görevlerine güçlü
cevaplar vermezler. Görsel imgelerin kullanımından kaynaklanan bazı
sınırlılıkları vardır. Görsel imgeler oluşturabilmek ve bu konuda
eğitilebilmek oldukça uzun zaman almaktadır. Bir kelimeyle temsil
edilen bir nesnenin imgelenmesi kelimenin kendisini düşünmekten daha
uzun sürebilir.
Ayrıca hatırlanması gereken malzemeler çok hızlı
sunulursa hatırlamak için görsel imgeler kullanmak performansı
düşürebilir. Mnemonik teknikler açısından oldukça önemli bir ilke
olan görsel çağrımlar kurma, soyut malzemelerde, somut malzemelerin
kullanılabilmesinde olduğu kadar iyi çalışmazlar. Ayrıca insanlar
arasında görsel çağrışım kurabilme yeteneği açısından bireysel
farklılıklar vardır. Bütün bunlara rağmen, özellikle mnemonik
sistemlerden türetilen daha basit düzeydeki mnemonik stratejilerin
zihinsel açıdan yetersiz yada öğrenme problemleri olan yetişkinlerin
veya çocukların bilişsel süreçlerindeki dezavantajlarını en aza
indirgemede etkili oldugunu gösteren bir çok araştırma bulgusu
bulunmaktadır. Üstün bir bellek performansına sahip olmak için her
şeyden önce uzun ve zahmetli bir eğitim programını göze almak
gerektiği sonucuna ulaşabiliriz. Aynı zamanda uygun bir mnemonik
sistem ve geri getirme yapısının seçilmesi, uygun ve yeterli bir
düzeyde bir eğitimin verilmesi sonucu bellek kapasitesinde sağlanan ve
sınırsız gibi görünen gelişme, bellek kapasitesinin artması anlamına
gelmemektedir.
KAYNAK
CÜCELOĞLU, Doğan. İNSAN VE DAVRANIŞ , REMZİ YAYINEVİ ANKARA-2000