DEPOLAMA (STORAGE)
Depolama, saklama, depo. Biliş psikolojisinde, sıkça
bellekle eş anlamlı olarak kullanılan bir terim. (Budak, S: 204)Kısa süreli
belleğin küçük bir kapasitesi vardır. Ortalama olarak bu kapasite yedi
birimliktir. Bazı kimseler beş birimden sonra, bazı kimselerse dokuz birimden
sonra kısa süreli belleklerinde hata yapmaya başlarlar. Kısa süreli belleğin
kapasitesini 7+2 olması sizi hayrete düşürebilir, çünkü günlük yaşamımızda
kişilerin belleklerinin değişik yetenekler gösterdiğini gözlemlemişizdir.
Günlük yaşamda bireyler arasında gözlemiş olduğumuz bellekteki yetenek
farklılığı, uzun süreli bellekten ileri gelir. Kısa süreli belleğin kapasitesi
yukarıdaki 7+2 formülüyle ifade edilebilir. Bu gözlemi ilk yapanlardan biri
bellek üzerine çalışmalarıyla ünlü Alman psikologu Ebbinghaus’tur. (1855)
Amerikalı psikolog George Miller, kendi çalışmalarında 7 rakamını tekrar
görmüş ve kısa süreli belleğin kapasitesini “sihirli rakam 7 “ adı altında
belirtmiştir. (Atkinson, S: 173)
Kısa süreli bellek hakkında belki de en şaşırtıcı gerçek,
oldukça sınırlı bir kapasitesi oluşudur. Ortalama olarak bu sınır 7 maddedir,
ancak bu sayı iki madde değişebilir. (7+2) bazı kişiler beş madde
saklayabilirken, dokuz maddeyi tutabilirler. Bellek yetenekleri bakımından
bireylerin birbirinden oldukça farklı olduğu açıkken, tüm insanları kapsayan
kesin bir sayı vermek tuhaf görünebilir. Ancak bu farklar, esasen uzun süreli
belleğe ilişkindir. Kısa süreli bellek içinse normal yetişkinlerin çoğunun
kapasitesi 7+2 ‘dir. Bu tutarlılık deneysel psikolojinin ilk günlerinden beri
bilinmektedir. (Cüceloğlu, S: 310-311)
GERİ
ÇAĞIRMA
Kısa süreli belleğin içeriğinin bilinçli olabileceğini
düşünelim. Sağduyu, buy bilgiye ulaşmanın hemen gerçekleşeceğini söyler. Bu
bilgiye ulaşmak için kafa yormamız gerekmez. Orada durmaktadır. O zaman geri
çağırma bilinçteki maddelerin sayısına bağlı olmamalıdır. Ancak bu kez sağduyu
yanıltıcıdır.
Geri çağırmanın her seferde bir maddenin incelendiği kısa
süreli bellek, aramasını gerektirdiğini gösteren bulgular vardır. Bu dizinsel
arama çok seri bir hızla-gerçekte fark edemeyeceğimiz kadar hızlı-gerçekleşir.
Bu tür bir aramanın gerçekleştiğine dair bulguların çoğu Stenberk’in (1966)
başlattığı deney türünden gelmektedir. Deneyin her bir denemesinde, deneye
seçici olarak kısa süreli belleğinde tutması gereken ve bellek listesi adı
verilen bir dizi sayı gösterilir. Her bir bellek listesi, 7 sayıdan az sayı
içerdiğinde, deneyin bilgiyi kısa süreli belleğinde tutması kolaydır. Daha
sonra, bellek listesi ortadan kaldırılır. Ve birkaç saniye sonra sınama sayısı
verilir. Deneğin sınama sayısının listede olup olmadığına karar vermesi
gerekmektedir. Örneğin, bellek listesi 3,6,1, ve sınama sayısı da 6 ise
denek “evet” yanıtını vermelidir; aynı bellek listesi ile birlikte sınama
sayısı 2 olarak verildiğinde deneğin “hayır” yanıtını vermesi gerekir. Sınama
sayısı verildiğinde bellek listesi ortadan kaldırılmış olduğundan, sınama
sayısının, listenin kısa süreli bellekte kodlanmış hali ile karıştırılması
gerekmektedir. (Cüceloğlu, S:315)
Kısa süreli bellekteki bilgi sürekli farkında olduğumuz
için, bizden istendiğinde bilgiyi, hemen hiç zaman geçmeden bulup çıkarmak
mümkünmüş gibi düşünürüz. Günlük yaşamda, kısa süreli bellekteki biribirimle
ilgili sorulan soruya verilen cevabı bulmak için, sanki hiç zaman geçmiyormuş
gibi bir izlenim ediniriz. Örneğin, yukarıdaki isim listesi verildikten sonra,
size “listede Necla ismi var mıydı?” diye sorsalar, sorunun sorulmasıyla,
sizin evet veya hayır diye cevap verişiniz arasında hiç zaman geçmiyormuş gibi
düşünebilirsiniz. Bu izlenim yanlıştır.
KAYNAKÇA
-
Cüceloğlu, Doğan. İnsan ve davranışı, Remzi yayınevi,
İstanbul, 2000.
-
Erdem, Selman. Liseler iç,in psikoloji ders kitabı. Fil
yayınevi, İstanbul, 1995.
-
Atkinson, Rita. Psikolojiye Giriş. Sosyal
yayınları,İstanbul,1995.
-
Budak,Selçuk,Psikoloji sözlüğü, Bilim Sanat
yayınları,Ankara,2000